HATIRALARLA GELEN BAYRAM
Ramazan’ın son günlerine geldik. Bir ay boyunca soframızda nimetlerin kıymetini, yüreğimizde duanın gücünü hissettik. Sabretmeyi, paylaşmayı, şükretmeyi bir kez daha hatırladık… Kim bilir belki de bazılarını yeni öğrendik..

Tijen EVNER KADINCA
tijenevner@gmail.com -
Ramazan’ın son günlerine geldik. Bir ay boyunca soframızda nimetlerin kıymetini, yüreğimizde duanın gücünü hissettik. Sabretmeyi, paylaşmayı, şükretmeyi bir kez daha hatırladık…
Kim bilir belki de bazılarını yeni öğrendik.
Şimdi insan ister istemez kendine dönüp bir bakıyor. Bu zamanı gerçekten hakkıyla değerlendirebildik mi?
Kalbimizi ne kadar arındırabildik? Dualarımızda sadece kendimizi mi düşündük, yoksa hiç bilmeyen insanların iyiliği içinde sessizce dua edebildik mi?
Ramazan ayı geride kalırken, insanın aklında bu sorular kalıyor…
Ve tam bu noktada bayram kapıyı çalıyor. Ramazan bize sabrı öğrettiyse, bayram da sevgiyi hatırlatıyor. Ramazanda içimizi arındırdık, bayramda da sevdiklerimize sarılacağız. Sarılamadıklarımızın da mezarlarına gidip dualarla bayramlaşacağız…
Bu yüzden her bayram yaklaşırken içimde tarifi zor bir hüzün oluyor. Çünkü bayramda beni kapıda karşılayan, ellerini öptüğüm o güzel insanlar yok. Annemin kurduğu bayram sofraları, o tatlı telaşı, bayram sabahı yüzlerindeki o mutluluk, gülümseme…
Hepsi birer hatıra oldu.
Bayram aslında biraz da hatırlamak demek. Geçmişi, sevdiklerimizi, çocukluğumuzu…
Bu yüzden bayram yaklaştıkça insanın aklına eski bayramlar daha çok geliyor. Kalabalık evler, mutfaktan gelen mis gibi kokular, bayram sabahının kendine has telaşı…
Bunları düşündüğümde içimde kocaman bir özlem beliriyor. Şimdi hep bir şeyler eksik.
Belki çocukluğumun o saf heyecanı ama daha çok sevdiklerimin yokluğu…
Belki de bayramın en gerçek tarafı bu olsa gerek. Sevdiklerimiz yanımızda olmasa da onların bıraktığı sevgi, hatıralar bizimle yaşamaya devam ediyor.
Ama insan bazı eksiklikleri kalbinin bir köşesinde her zaman hissediyor.
Yine bu bayram beni karşılayan annem olmayacak…
Ama onun sesi, güler yüzü, gülen gözleri, bayram telaşı, koşuşturmaları, hep bir şeyler yedirme çabaları, şimdi tadını hiçbir yerde bulamadığım baklavaları, tırtılları hala damağımda, hatıralarımda…
Şimdi anlıyorum ki bayramın en güzel tarafı, kapıda bekleyen annemmiş. Bazı bayramlar kalabalık sofralarda değil, bir annenin kapıda bekleyişinde saklıymış…
Evet; Ramazan bize sabrı, şükrü, paylaşmayı bir kez daha hatırlattı. Bayram ise bütün bunların üstüne sevgiyi ekliyor…
Belki de bayramın en güzel yanı, bize sevdiklerimizin kıymetini bir kez daha hatırlatması.
Ve insan anlıyor ki…
Bazı kapılar artık açılmasa da bazı sesler artık duyulmasa da bayramın en güzel hatıraları, kalpte yaşamaya devam ediyor. Ve bayramlarda kapıda değil, kalpte karşılanıyor.
Kaybettiklerimizin anılarıyla, yanımızda olanların kıymetini bilerek ve eski bayramların sıcaklığını yeniden hissederek, şimdiden hepinizin bayramını kutluyorum.

