bizim mekan kurumsal web
18 Ağustos 2026 - Salı

SİYASETTE ‘ADAMLIK’ VE ‘AĞABEYLİK’ SORUNU

Öncelikle ‘YERELDE’ ama genel olarak bakıldığında da ‘GENELDE’ ülke siyasetinin ve de Balıkesir siyasetinin on yıllar boyu ‘KRONİK’ hale gelmiş ‘ADAMLIK’ ve sonrasında AĞABEYLİK’ sorunu halen bugün de yaşana gelmektedir.

Yazar - Zikri EVNER DOBRA DOBRA
Okuma Süresi: 7 dk.
220 okunma
Zikri EVNER DOBRA DOBRA

Zikri EVNER DOBRA DOBRA

zikriekspres@gmail.com -
Takip EtGoogle News

SİYASETTE ‘ADAMLIK’ VE ‘AĞABEYLİK’ SORUNU

Öncelikle ‘YERELDE’ ama genel olarak bakıldığında da ‘GENELDE’ ülke siyasetinin ve de Balıkesir siyasetinin on yıllar boyu ‘KRONİK’ hale gelmiş ‘ADAMLIK’ ve sonrasında AĞABEYLİK’ sorunu halen bugün de yaşana gelmektedir.

Özellikle 27 Mayıs 1960 askeri darbesi sonrasında başladığı kanaatine vardığım siyasetin adam kıtlığından kaynaklanan ‘ADAMLIK’ sorunu, son 25-26 yıllık süreçte adamlık sorununun yanı başına bir de ‘AĞABEYLİK’ sorununu eklemiştir maalesef!..

27 Mayıs 1960 darbesi sonrası yaklaşık 20 yıllık süreçte yani 1960 ile 1980 yılları arasında hem ülke siyasetine damga vurmuş iz bırakmış isimler olduğu gibi hem de Balıkesir siyasetinin hem iki kanadında önemli ve bence mümtaz isimler siyaset sahnesinde yer almışlardır.

Ancak bu durum 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında önce sekteye uğramış, sonra da o kesintiye, sekteye uğrayan sürecin belki de bir sonucu olarak doğru dürüst layık olduğu biçimde siyaset sahnesinde bir ‘OYUN KURUCUSU’ olmaması nedeniyle içine düştüğü boşluk ve başsız kalışından veya başsız bırakılmış gibi görünen ‘haleti ruhiye’ durumundan günümüze kadar bir türlü kurtulamamıştır.

Burada kast ettiğim ‘OYUN KURUCU’ siyasette adamlığın çok ötesinde gerçekten bir oyun kurucu olmasa da bana göre hem siyaseten hem de siyaset üstü bir ‘AĞABEY’ pozisyonudur.

Burada kast ettiğim ‘AĞABEYLİK’ pozisyonuna partiler üstü, hatta ‘siyaset üstü olması kaydı şartıyla’ daha önce de başka yazılarımda yeri geldiğinde belirttiğim gibi ‘Balıkesir’in tanınmış ve sevilen isimleri’ de talip olmuştur ama bugüne değin geçen süreçte benim gözlem, izlenim ve de bizzat Balıkesir kamuoyu nezdinde yaptığım nabız yoklamalarıma bakılırsa o isimlerinde bilhassa son 25-26 yıllık süreçte pek kabul görmediğini bundan sonra süreçte de pek kabul görebilecek gibi de durmadığını kaydetmek isterim.

Şu an itibarıyla Balıkesirli ama 2023 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi listelerinden İzmir milletvekili seçilen Haydar Altıntaş bu yazımın başından beri kast ettiğim ‘AĞABEYLİK’ sıfatına ve pozisyonuna bence en uygun isim olarak durmaktadır.

Bu noktada yazıma bir parantez açarak ve de bir soru yönelterek devam etmek ve dolayısıyla konuya yeni bir bakış açısı, yeni bir perspektif kazandırmaya yönelik düşünsel bir hamle yapmak yararlı olacaktır kanısındayım.  

Sözünü ettiğim siyasette ‘ADAMLIK’ ve ‘AĞABEYLİK’ konusunun daha detaylı analiz ve yorumlarını, zihnimde oluşturduğum ‘BALIKESİR SİYASETİNDE AĞABEYLİK’ pozisyonunun nasıl gerçekleşebileceğine dair fikir ve önerilerimi daha da açarak anlatmaya devam edeceğim;

Neden bu ‘AĞABEYLİK’ konusu bu kadar önemlidir? Bu durum gerçekleşmez ise ki bu zamana kadar pek gerçekleşti, Balıkesir’in ağabeyleri oldu, aldı, yürüdü, doğru işler yaptı, demek asla mümkün değildir. Dolayısıyla o ve ona benzer soruların yanıtlarını kapsamlı biçimde ele almak, irdelemek ve de meramımı daha açıklayıcı ve aydınlatıcı biçimde anlatmak adına örneklemeli olarak sizlere anlatmak gerekiyor, inancımdayım. Burada yeni bir parantez açarak bu konuya dair Balıkesir’e ilişkin izlenim ve gözlemlerime dayalı olarak yeni öngörümü özellikle vurgulayarak belirtmek istiyorum;

 Siyasal anlamda Balıkesir’in seçmen tercihleri; bilhassa 1950’den bu yana günümüze değin hep bu ifade ettiğim doğrultuda, hep bu yönde yani merkez de yer alan ama sürekli değişim isteyen ya da değişim rüzgarlarının peşine takılan, aşırılıklardan, fanatizmden uzak duran, yani siyasi anlamda daima ortadan giden, muhafazakarlık dokusundan asla taviz vermeyen ama yenilik ve dolayısıyla da değişimlere de açık olan bir doğrultudaydı.

Şimdi bu tespitimi biraz daha açayım; 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin galibi ‘tek başına Cumhuriyet Halk Partisi kesinlikle değildir!’

Bu tespiti yaparak asıl anlatmak istediğim şudur; toplumun siyasal tercihlerine ilişkin, seçmen tercihlerine dair ‘MERKEZ’ ve ‘DEĞİŞİM’ saptama ve tanımlamaları, elbette ‘göreceli’ yani ‘izafi’ biçimde ‘dönemsel aralıklarla’ değişkenlik gösterebilir ancak bir kez daha ifade etmek gerekirse ki gerekiyor sanırım; Karl Marks’ın ‘Das Kapital’ adlı eserindeki ifadesiyle “Değişmeyen tek şey değişimdir!”

Buradan hareketle şu hususu bir kez daha ifade etmem şarttır; 31 Mart Yerel seçimlerinin sonuçları göstermiştir ki Türkiye’de iktidarlar, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri değişebilir, hiç kimse değişmez veya vazgeçilmez değildir. 31 Mart yerel seçim sonuçları; toplumun ‘MERKEZ’ ve ‘DEĞİŞİM’ tariflerinin de koşullara, ortama ve de dönemlere göre ‘DÖNÜŞÜM’ trendinin içine nasıl, ne şekilde sokulabileceğine, konumlandırılabileceğine bunu yaparken de bu kavram daha doğrusu kuramların içinin hangi argümanlarla doldurulabileceğine dair değerlendirmelerin sağlıklı ve elbette doğru yapılmasına yönelik olması gerekmektedir.

Elbette tüm bu anlattıklarımın ‘sokaktaki adamın’ bilmesi, algılaması dolayısıyla bilinçli biçimde anlaması mümkün değildir. Üstelik bugün Balıkesir’de hatta ülke genelinde aktif veya pasif biçimde siyasetle meşgul olanların da tüm bunlardan haberdar olduğu pek söylenemez. Ancak bilerek veya bilmeyerek seçme ve seçme hakkına erişmiş seçmenlerin deyim yerindeyse ‘KODLARI’ yukarıda anlatmaya çalıştığım ‘MERKEZ’ ve ‘DEĞİŞİM’ tanımlarının içinde gizlidir, belleklerinde yerleşik durumdadır.

O nedenle yazımın başından beri bahsettiğim siyasette ‘ADAMLIK’ ve ‘AĞABEYLİK’ konusu kanaatim odur ki daha da önem kazanmaktadır.

Çünkü ‘BALIKESİR SİYASETİNİN AĞABEYLERİ’ eğer yoksa ya da ‘var ama yetersiz kalıyorsa’ ‘AĞABEY’ geçinenler ‘BİRADER’ olacak kapasite de bile değildir.  

Çünkü bugün için ‘AĞABEYLİK’ sadece elini öptürüp bazen danışıldığında akıl veren değil, her daim iyiye doğruya yönlendiren, yön verebilen, gerektiğinde siyaseti pozitif anlamda dizayn edebilen, kaba tabiriyle yeri geldiğinde ‘RACON’ kesebilen, sevilen sayılan, sözü dinlenen, ne şart altında olursa olsun, daima elini taşın altına tereddütsüz sokabilenler olmalıdır!

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss