Beklediğin Şey Gerçekten Ne?
İnsan bazen hayatını bir şeyleri bekleyerek yaşar. Bir başlangıcı… Doğru zamanı… Uygun koşulları… Bir cesaret anını… Ya da her şeyin kendiliğinden değişmesini…

Şenay Gültan Seyrekoğlu
senaygultan@gmail.com -Şenay Gültan Seyrekoğlu Wellness Coach (Sosyolog/ Yaşam Koçu)
Beklediğin Şey Gerçekten Ne?
İnsan bazen hayatını bir şeyleri bekleyerek yaşar..
Bir başlangıcı… Doğru zamanı… Uygun koşulları… Bir cesaret anını… Ya da her şeyin kendiliğinden değişmesini… Biraz daha hazır olduğumda… Bir şeyler netleşince…
Zamanı gelince…
Bu cümleler o kadar tanıdık gelir ki, bir noktadan sonra hayatın doğal bir ritmi gibi görünür. Oysa durup sormak gerekir: Beklediğin şey gerçekten ne?
Bir olay mı… yoksa o olayın sana hissettireceği duygu mu?
Bir kapı mı… yoksa o kapıdan geçince kendinle ilgili değişeceğine inandığın hal mi? Çünkü çoğu zaman insan bir şeyi değil, bir “hissi” bekler.
Güvende hissetmek… Yanılmamak… Sevilmek… Onaylanmak… Hazır hissetmek… Ve fark etmeden hayatı erteler.
Oysa hayat, ertelendikçe uzaklaşan bir şey değildir. Yaşanmadıkça içte birikerek ağırlaşan bir şeydir. Bu yüzden bazen en büyük bekleyiş, dışarıda değil içeridedir.
Kendine izin vermeyi beklemek… Kendine güvenmeyi beklemek…
Kendi sesini duymayı beklemek…
Seneca’nın söylediği gibi: “Hayatın en büyük engeli, yarını beklerken bugünü kaybetmendir.” Belki de bu yüzden, içimizde sürekli ertelenen bir huzur vardır. Çünkü beklediğimiz şey çoğu zaman dışarıda değil…içeride çözülmeyi bekleyen bir parçadır.
İnsan bazen bir fırsat beklediğini sanır… Ama aslında kendi cesaretini bekler.
Bazen doğru insanı beklediğini sanır… Ama aslında kendine yaklaşmayı bekler. Bazen de hayatın değişmesini bekler…
Ama değişmesi gerekenin kendi bakışı olduğunu fark etmez. Ve en sessiz bekleyiş şudur: “Bir gün ben de başlarım.”
Oysa o “bir gün” çoğu zaman hiç gelmez.
Çünkü hayat, hazır olduğumuzda başlayan bir şey değil, başladığımızda içinde büyüyen bir şeydir. Belki de kendine şu soruyu sorma zamanı gelmiştir:
“Ben gerçekten neyi bekliyorum… ve bunu beklerken neyi kaçırıyorum?”
Küçük bir pratik: Bugün ertelediğin küçük bir şeyi fark et.
Büyük olmak zorunda değil… Sadece bir adım olabilir.
Bir mesaj… Bir karar… Bir başlangıç…
Ve kendine şunu hatırlat. Başlamak için mükemmel zaman yoktur. Sadece fark edilen an vardır…
Çünkü bazen insanın hayatı, beklediği anda değil…başladığı anda değişir.
Ve belki de şimdi…
Tam zamanı.
Tan Zamanı

