bizim mekan kurumsal web
02 Haziran 2026 - Salı

Yorgunluğun Sebebi Fiziksel mi Ruhsal mı?

Bazı yorgunluklar uyuyunca geçmez. Tatil iyi gelir sanırsın, dinlenince toparlanırım dersin, sabah uyandığında bedeninden çok ruhunun yorgun olduğunu hissedersin. Çünkü insan bazen bedeniyle değil, taşıdıklarıyla yorulur.

Yazar - Şenay Gültan Seyrekoğlu
Okuma Süresi: 3 dk.
146 okunma
Şenay Gültan Seyrekoğlu

Şenay Gültan Seyrekoğlu

senaygultan@gmail.com -
Takip EtGoogle News

 TAN ZAMANI Şenay Gültan Seyrekoğlu Wellness Coach (Sosyolog/ Yaşam Koçu)

Yorgunluğun Sebebi Fiziksel mi Ruhsal mı?

Bazı yorgunluklar uyuyunca geçmez. 

Bir tatil iyi gelir sanırsın…Biraz dinlenince toparlanırım dersin… 

Ama sabah uyandığında bedeninden çok ruhunun yorgun olduğunu hissedersin.Çünkü insan bazen bedeniyle değil… taşıdıklarıyla yorulur.

 

Sürekli güçlü olmaya çalışmak… Her şeyi yetiştirmeye çalışmak… Kırıldığını belli etmemek… İçinden geçenleri içinde tutmak… Bunların hepsi zamanla görünmeyen bir ağırlığa dönüşür.

Ve insan çoğu zaman bunun farkına bile varmaz. Çünkü modern hayat bize hep aynı şeyi öğretiyor: “Devam et, dayan, güçlü ol, yavaşlama.” Ama ruhun da bir sınırı vardır.

Sürekli bastırılan duygular… Sürekli ertelenen ihtiyaçlar… Sürekli “iyiymiş gibi” davranmak… İnsanın enerjisini sessizce tüketir.

 

Ve bir noktadan sonra yorgunluk sadece bedende değil, hayatın içinde de hissedilmeye başlar. Eskiden keyif veren şeylerin artık heyecan vermemesi…

İnsanlara karşı tahammülün azalması… Sürekli bir şey eksikmiş hissi… Durup dururken gelen içsel sıkışmalar…

 

Bazen bunlar sadece fiziksel yorgunluk değildir. Belki de ruh, uzun zamandır duyulmayı bekliyordur. Ünlü psikiyatrist Carl Jung’un söylediği gibi:

“İnsan, ruhunu ihmal ederek huzurlu bir hayat yaşayamaz.”

Belki de bu yüzden, uzun süre görmezden geldiğimiz duygular bir gün yorgunluk olarak kapımızı çalar.

 

Beden dinlenmek ister… Ama ruh da görülmek ister. Çünkü ruh yorulduğunda, insan sadece dinlenmek istemez. Uzaklaşmak ister. Sessizleşmek ister. Kendine dönmek ister. Belki de bu yüzden bazı insanlar kalabalıkların içinde bile kendini yalnız hisseder.

Çünkü asıl kopuş, insanın kendinden uzaklaşmasıyla başlar. Kendi hislerinden… Kendi ihtiyaçlarından… Kendi gerçeğinden…

 

Ve zamanla insan, başkaları için yaşayan ama kendini hissedemeyen birine dönüşebilir. Oysa bazen ihtiyacımız olan şey, daha fazla mücadele etmek değil…

Biraz durabilmektir. Bir nefes almak… Bir şeyi çözmeye çalışmadan sadece hissetmek… Kendimize gerçekten “nasılım?” diye sorabilmek…

Çünkü insan en çok da kendini ihmal ettiğinde yorulur. Ve bazen ruhun ihtiyacı olan şey; kaçmak değil…kendine yaklaşmaktır.

Belki bugün kendine şu soruyu sor: “Ben gerçekten neden yoruldum?”

Yaptıklarımdan mı? Yoksa uzun zamandır hissettiklerimi taşımaktan mı?

 

Küçük bir pratik: Bugün birkaç dakika sessizce otur… Telefon olmadan… Televizyon olmadan… Bir şeylerle oyalanmadan… Ve sadece bedenine değil, ruhuna da kulak ver. Belki uzun zamandır ilk kez konuşacaktır. Çünkü bazı yorgunluklar dinlenince değil…anlaşıldığında geçer. Ve insan bazen, kendine döndüğünde yeniden güç bulur. Ve belki de şimdi…

Tam zamanı…

Tan Zamanı

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
ss