HAYAT SANA NE ÖĞRETMEYE ÇALIŞIYOR?
Hayat bazen aynı kapıyı farklı isimlerle çalar. Bir ilişkide…Bir işte…Bir dostlukta… Ya da hiç beklemediğin bir anda… “Bu sefer farklı olacak.” dersin. Ama bir bakarsın, yine benzer duyguların içindesin.

Şenay Gültan Seyrekoğlu
senaygultan@gmail.com -TAN ZAMANI
Şenay Gültan Seyrekoğlu Wellness Coach (Sosyolog/ Yaşam Koçu)
Hayat Sana Ne Öğretmeye Çalışıyor?
Hayat bazen aynı kapıyı farklı isimlerle çalar. Bir ilişkide…Bir işte…Bir dostlukta… Ya da hiç beklemediğin bir anda…
“Bu sefer farklı olacak.” dersin. Ama bir bakarsın, yine benzer duyguların içindesin.
Yine aynı hayal kırıklığı… Yine aynı kırgınlık... Yine aynı çıkmaz… Ve belki de yine aynı soru:
“Neden hep benim başıma geliyor?”
Oysa belki de hayatın bize sordurmak istediği soru bu değildir. Belki asıl soru şudur: “Bu yaşadığım bana ne öğretmeye çalışıyor?”
Çünkü hayat, bazen en önemli derslerini bize rahat olduğumuz zamanlarda vermez. Bizi durduran…Düşündüren…Sarsan…
Hatta bazen canımızı acıtan anların içinde fısıldar.
İlk anda bunu duymak kolay değildir. Çünkü insan acının içindeyken sadece acıyı hisseder. Bir kaybın ortasında umut görmek…
Bir hayal kırıklığının içinden anlam çıkarmak… Bir vedanın ardından teşekkür edebilmek…Kolay değildir.
Ve belki de zaten hayat bizden bunu hemen yapmamızı beklemiyordur.
Yaşadığımız her olay bize kendimizle ilgili bir şey gösterir. Sabırsızlığımızı…Korkularımızı… Beklentilerimizi…Sınırlarımızı…
Cesaretimizi… Ve bazen de uzun zamandır görmezden geldiğimiz yanlarımızı…
Yüzyıllardır dilden dile aktarılan çok etkileyici bir söz vardır: “Yara, ışığın içeri girdiği yerdir.”
İlk duyulduğunda insana tuhaf gelir. Çünkü kimse yaralanmak istemez. Oysa zaman geçtikçe fark ederiz ki…
Bizi en çok değiştiren şeyler, çoğu zaman en çok canımızı acıtan deneyimler olmuştur.
Bir ayrılık…Bir başarısızlık…Bir kayıp… Bir hayal kırıklığı…
İlk anda yalnızca acı gibi görünür. Ama bazen tam da o kırılma, hayatın bize başka türlü göremeyeceğimiz bir pencere açmasına vesile olur.
Belki daha güçlü olmayı…Belki sınır çizmeyi…Belki “hayır” demeyi… Belki kendimize değer vermeyi… Belki de ilk kez gerçekten kendimizi tanımayı…
İşte o deneyimler öğretir.
Çünkü hayatın en büyük öğretmenleri çoğu zaman mutluluk değil… Bizi uzun süre düşündüren yaşanmışlıklardır.
Geriye dönüp baktığımızda fark ederiz ki… Bizi büyüten şey, yaşadığımız olayın kendisi değildir.O olaya verdiğimiz anlamdır.
Aynı kayıp… Bir insanı öfkeye yaklaştırabilir. Bir başkasını ise daha şefkatli birine dönüştürebilir.
Aynı hayal kırıklığı… Birini umutsuzluğa sürükleyebilir. Bir başkasına ise yeniden başlamanın cesaretini verebilir.
Hayatın bize ne yaptığı kadar… Bizim yaşadıklarımızla ne yaptığımız da önemlidir.
Belki bugün kendine şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:
“Son zamanlarda beni en çok zorlayan olay bana ne öğretmeye çalışıyor?”
Hemen bir cevap bulmak zorunda değilsin.Bazı cevaplar zaman ister. Bazıları ise ancak insan durabildiğinde duyulur.
Küçük bir pratik: Seni hâlâ etkileyen bir olayı düşün. Sonra kendine şu soruyu sor:
“Eğer bu olay hiç yaşanmasaydı, bugün hangi yönümü hiç keşfedememiş olurdum?”
Belki sabrını…Belki cesaretini… Belki sınır koymayı…Belki de yeniden ayağa kalkabilme gücünü…
Çünkü hayat bazen bize istediğimizi vermez.Ama ihtiyacımız olanı öğretir.
Ve belki bugün yaşadığın her şeyin nedenini henüz bilmiyorsun. Ama yıllar sonra geriye dönüp baktığında…
Belki de en büyük öğretmenin, en çok zorlandığın dönem olduğunu göreceksin.
Çünkü hayat bazen cevapları hemen vermez.Önce sorular sorar. İnsan ise o soruların peşinden yürüdükçe büyür.
Ve belki de şimdi…
tam zamanı.
Tan Zamanı

