KİMSE BİZE BUNLARI ÖĞRETMEDİ
Bazı cümleler var ki, çocukluğumuzdan beri bizimle birlikte büyüdü. Ya da biz başka türlü büyüdük… Birçok şeyi sorgulamadan kabul ettiğimiz yıllardı, o yıllar. Bize iyi insan olmanın yolu, çoğu zaman kendimizden vazgeçmek gibi anlatıldı.

Tijen EVNER KADINCA
tijenevner@gmail.com -KİMSE BİZE BUNLARI ÖĞRETMEDİ
Bazı cümleler var ki, çocukluğumuzdan beri bizimle birlikte büyüdü. Ya da biz başka türlü büyüdük… Birçok şeyi sorgulamadan kabul ettiğimiz yıllardı, o yıllar. Bize iyi insan olmanın yolu, çoğu zaman kendimizden vazgeçmek gibi anlatıldı. Ve biz farkında bile olmadan onları hayatımızın kuralı sandık…
‘Kırılmasın…’ ‘Ayıp olur…’ ‘İdare et…’ ‘Sevaptır, yapıver…’ ‘Sen alttan al…’
‘Büyüklere karşı gelinmez’ dediler, haklılığımızı bile savunamadık, içimize attık.
Belki de o günün şartlarında en iyi niyetle söylenen sözlerdi; bizde sorgulamadık, dinledik, benimsedik ve hayatımıza taşıdık. Çünkü bize öğretilen buydu; öyle gördük, öyle büyüdük… Çocukken duyduğumuz cümleler, yıllarca hayatımıza yön verdi.
Sonra hayatın içine karıştık. İşte asıl dersler de orada başladı. Ve öğrendik ki, kimsenin anlatmadığı başka gerçekler de varmış…
Her susmanın erdem olmadığını… Her fedakârlığın karşılık bulmadığını… Her iyi niyetin, aynı iyi niyetle karşılanmadığını… İşte bunları bize kimse öğretmedi.
Kimse bize ‘Hayır’ demeyi öğretmedi. Bir haksızlık karşısında, kendimizi ifade etmeyi öğretmedi. Sınır koymanın bencillik olmadığını öğretmedi. ‘Olmaz’ demenin bazen de doğru olduğunu öğretmedi. Bir şeyi istemesek bile, ‘kırılır’ diye kabul etmeyi öğrendik. Yorgun olsak da ‘ayıp olur’ diye geri çevirmemeyi…
Bir haksızlığa uğrasak bile susmayı öğrendik. Çünkü bize hep alttan almak, idare etmek, büyüklük göstermek öğretildi… Belki de o gün için bunlar, doğru bilinenlerdi. Ama zamanla, büyüdükçe, bize öğretilenlerin dışında, hayatın gerçeklerini, hayatın doğrularını da öğrendik.
Her suskunluk olgunluk değilmiş. Her fedakârlık kıymet görmüyormuş. Her söyleneni yapmak, iyi insan olduğumuz anlamına gelmiyormuş.
Meğer insan, kimseyi kırmamaya çalışırken en çok kendini kırıyormuş. Bazı insanlar iyi niyeti teşekkürle değil, alışkanlıkla karşılıyormuş. Bazıları da sessizliği anlayış değil, çaresizlik sanıyormuş…
İşte bunları bize kimse anlatmadı. Hayat, yeri geldiğinde ‘Hayır’ demenin de bir hak olduğunu öğretti. Kendimizi korumanın bencillik olmadığını öğretti. Sınır koymanın sevgisizlik değil, insanın önce kendine duyduğu saygı olduğunu öğretti.
Meğer iyi insan olmak, her şeye ‘Evet’ demek değilmiş. Gerektiğinde ‘Hayır’ diyebilmekte insanın hem kendine, hem de karşısındakine duyduğu saygının bir parçasıymış..
Hayat işte… Kimsenin öğretmediği dersleri zamanı gelince bir bir öğretiyor. Bugün dönüp baktığımda herkes bize kendi bildiğini anlattı. Çünkü onlar da hayatı kendilerine öğretildiği gibi yaşadı ve doğru bildiğini öğretti. Ama hayatın öğrettikleri bambaşkaydı…
Bazı gerçekleri ne okul öğretiyor, ne de büyükler. Onları ancak hayatın içinde öğreniyorsun.

