bizim mekan kurumsal web
13 Ekim 2026 - Salı

BAŞKALARININ HAYATINA BAKARAK KENDİ HAYATINI KAÇIRIYOR MUSUN?

Bir başkasının hayatına bakarken kendi hayatından uzaklaştığını hiç fark ettin mi? Birinin başarısını görüyorsun, kendi yaptıkların sana yetersiz geliyor. Birinin seyahat fotoğraflarına bakıyorsun, sanki sen hiçbir yere gitmemişsin gibi hissediyorsun.

Yazar - Şenay Gültan Seyrekoğlu
Okuma Süresi: 5 dk.
134 okunma
Şenay Gültan Seyrekoğlu

Şenay Gültan Seyrekoğlu

senaygultan@gmail.com -
Takip EtGoogle News

TAN ZAMANI 

Şenay Gültan Seyrekoğlu Wellness Coach (Sosyolog/ Yaşam Koçu)

BAŞKALARININ HAYATINA BAKARAK

KENDİ HAYATINI KAÇIRIYOR MUSUN?

Bir başkasının hayatına bakarken kendi hayatından uzaklaştığını hiç fark ettin mi? Birinin başarısını görüyorsun, kendi yaptıkların sana yetersiz geliyor. Birinin seyahat fotoğraflarına bakıyorsun, sanki sen hiçbir yere gitmemişsin gibi hissediyorsun. Bir başkasının yeni başlangıcını izliyorsun ve kendi hayatına bakıp “Ben neden hâlâ aynı yerdeyim?” diye soruyorsun. Peki, gerçekten aynı yerde misin, yoksa gözün sürekli başkalarının yolunda olduğu için kendi yolundaki ilerlemeyi mi göremiyorsun?

Sosyal medya, başkalarının hayatlarına hiç olmadığı kadar kolay ulaşmamızı sağlıyor. Birkaç dakika içinde insanların başarılarını, mutluluklarını, ilişkilerini, gezdikleri yerleri ve yeni başlangıçlarını görebiliyoruz. Ancak çoğu zaman gördüğümüz, bir hayatın tamamı değil; paylaşılmaya değer bulunan birkaç anı. Başkasının hayatındaki en parlak kareyi alıp kendi hayatımızın bütün gerçekliğiyle karşılaştırıyoruz. Sonra da kendimize haksızlık ediyoruz.

Kıyaslama bazen öyle sessiz ilerliyor ki farkına bile varmıyoruz. Bir arkadaşımızın başarısı kendi hayallerimizi sorgulatıyor, bir başkasının sahip oldukları bizde eksiklik duygusu yaratıyor. Oysa onun hangi koşullardan geçtiğini, nelerden vazgeçtiğini, hangi zorluklarla mücadele ettiğini bilmiyoruz. Sadece görünen sonucu biliyoruz. Kendi hikâyemizi ise bütün ayrıntılarıyla yaşıyoruz. Bu yüzden karşılaştırma çoğu zaman adil değil…

Asıl mesele, başkasının hayatında ne olduğu değil, onun hayatına bakarken kendi hayatımız hakkında ne düşündüğümüz. Başkasının başarısını kendi başarısızlığımızın kanıtı, mutluluğunu kendi mutsuzluğumuzun ölçüsü hâline getirdiğimizde, onun hayatına bakmaktan çok kendi değerimizi sorgulamaya başlıyoruz…

Oysa herkesin başlangıç noktası, imkânları, sorumlulukları ve öncelikleri farklı. Kiminin yolu erken açılır, kimi uzun süre arayışta kalır. Birinin bugün ulaştığı yer, senin yarın ulaşacağın yer olmak zorunda değildir. Hayat, herkesin aynı anda aynı noktaya varması gereken bir yarış değil. Bazen yavaşlamak yön değiştirmek ya da yeniden başlamak da yolculuğun bir parçasıdır…

Peki, başkalarına bakmak her zaman kötü müdür? Elbette hayır. Başkasının başarısı bize ilham verebilir, yeni ihtimalleri fark ettirebilir, daha önce düşünmediğimiz bir kapıyı gösterebilir. Önemli olan, ona nasıl baktığımızdır. “O yapabiliyorsa ben neden yapamayayım?” düşüncesi bizi harekete geçirebilir. “O yaptı, ben hâlâ yapamadım.” düşüncesi ise bizi olduğumuz yerde tutabilir. Aynı görüntü, birimiz için ilham, diğerimiz için yetersizlik duygusu yaratabilir.

Belki de kendimize sormamız gereken soru şu: Başkalarının hayatlarına bakarken kendi hayatım için ne hissediyorum? Daha fazlasını yapma isteği mi, yoksa sahip olduklarımı küçümseme alışkanlığı mı? Çünkü bazen başkasının hayatını izlemekle o kadar meşgul oluyoruz ki kendi hayatımızda değiştirebileceğimiz şeyleri göremiyoruz. Başkalarının nerelere gittiğini takip ederken kendimize nereye gitmek istediğimizi sormayı unutuyoruz.

Kendi yolunu bulmak, başkalarının yolunu görmezden gelmek değil; gördüklerin arasında kendi yönünü kaybetmemektir. Başkasının seçimi sana fikir verebilir ama senin yerine karar veremez. Onun hayali sana ilham olabilir ama senin hayalin olmak zorunda değildir. Belki de yıllardır peşinden koştuğun şey, gerçekten istediğin için değil, çevrende herkes ona sahip olmak istediği için önem kazanmıştır.

Stoacı filozof Epiktetos’un düşünceleri bize önemli bir ayrımı hatırlatır: Başkalarının ne yaptığına değil, kendi seçimlerimize ve tutumlarımıza odaklanmak, hayatımız üzerinde daha fazla söz sahibi olmamızı sağlar. Başkasının yolunu değiştiremeyiz ama kendi yolumuzda nasıl ilerleyeceğimize karar verebiliriz. Belki de özgürleşmek, başkalarının hayatını ölçü almayı bıraktığımız ve kendi seçimlerimizin sorumluluğunu üstlendiğimiz yerde başlar…

Bu hafta küçük bir deneme yap: Sosyal medyada gezinirken kendini biriyle karşılaştırdığını fark ettiğinde hemen kendini eleştirmek yerine dur ve sor: “Bu gördüğüm şey bende hangi isteği uyandırdı? Ben gerçekten bunu mu istiyorum, yoksa geride kalmış hissetmekten mi korkuyorum?” Ardından gözünü başkasının hayatından kendi hayatına çevir. Bugün kendin için atabileceğin küçücük bir adım belirle. Çünkü kendi hayatın, başkalarının ne yaptığına karar verdiğin yerde değil, kendi seçimlerini yaptığın yerde değişmeye başlar…

Unutma, başkasının hikâyesini izlemek için kendi hikâyeni beklemeye alma. Senin hayatın da yaşanmayı, keşfedilmeyi ve kendi koşullarında güzelleşmeyi bekliyor. Belki de artık başkalarının nerede olduğuna bakmayı biraz azaltıp kendine şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir: Ben kendi hayatımda nerede olmak istiyorum?

Ve belki de şimdi… Başkalarının yoluna bakmayı bırakıp kendi yolunu keşfetmenin tam zamanı.

Tan Zamanı

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss