bizim mekan kurumsal web
08 Eylül 2026 - Salı

NEREYE GİTTİĞİNİ BİLİYOR MUSUN?

Hayatın içinde sürekli bir yerlere yetişmeye çalışıyoruz. Sabah başlıyor, gün akıp gidiyor; işler, sorumluluklar, telefonlar, toplantılar, alışverişler, aile, ilişkiler…

Yazar - Şenay Gültan Seyrekoğlu
Okuma Süresi: 6 dk.
143 okunma
Şenay Gültan Seyrekoğlu

Şenay Gültan Seyrekoğlu

senaygultan@gmail.com -
Takip EtGoogle News

TAN ZAMANI 

Şenay Gültan Seyrekoğlu Wellness Coach (Sosyolog/ Yaşam Koçu)

NEREYE GİTTİĞİNİ BİLİYOR MUSUN?

Hayatın içinde sürekli bir yerlere yetişmeye çalışıyoruz. Sabah başlıyor, gün akıp gidiyor; işler, sorumluluklar, telefonlar, toplantılar, alışverişler, aile, ilişkiler… Derken akşam oluyor ve çoğu zaman kendimize sormaya fırsat bulamadan günü tamamlıyoruz: “Ben bugün ne yaptım?” Belki de daha önemli bir soru var: “Ben aslında nereye gidiyorum?”

Çünkü bir yerlere gitmekle, doğru yöne gitmek aynı şey değil. Bazen çok çalışıyor, çok çabalıyor, sürekli hareket ediyoruz ama bütün bu hareketin bizi nereye götürdüğünü hiç düşünmüyoruz. Sanki hayatın hızına kapılmış, önümüze çıkan yolları seçmek yerine sadece yürümeye devam ediyoruz.

Bir hedefimiz olabilir. Daha iyi bir iş, daha fazla kazanç, güzel bir ev, iyi bir ilişki, yeni bir şehir, gerçekleştirmek istediğimiz bir hayal… Bunların hepsi çok kıymetli. Fakat bazen hedeflerimize ulaşırken kendimize şu soruyu sormayı unutuyoruz: “Bu gerçekten benim istediğim hayat mı?”

Çünkü istediğimizi sandığımız birçok şey, aslında bize ait olmayabilir. Çocukken duyduğumuz beklentiler, ailemizin hayalleri, toplumun başarı tanımı, çevremizde gördüklerimiz ve başkalarının hayatları zamanla bizim isteklerimizin üzerine sessizce yerleşebilir. Bir gün fark ederiz ki, peşinden koştuğumuz şeyin gerçekleşmesi bile bizi beklediğimiz kadar mutlu etmiyor.

Belki de bu yüzden bazen insanın bir hedef belirlemekten önce kendini dinlemesi gerekir. Niyet etmek de tam burada anlam kazanır. Niyet, yalnızca “Bunu istiyorum.” demek değildir. Bir dileğin gerçekleşmesini beklemek hiç değildir. Niyet etmek, hayatında hangi yöne doğru yürümek istediğini fark etmek ve attığın adımları o yönde seçebilmektir.

Bir niyet bazen “Daha çok kazanacağım.” değildir. “Hayatımda bolluk ve güven duygusunu büyütmek istiyorum.” olabilir. “Yeni bir ilişkim olsun.” yerine, “Sevgi ve saygının olduğu bir ilişki kurmaya hazırım.” diyebilirsin.

“Başarılı olmalıyım.” yerine, “Yaptığım işin bana anlam katmasını istiyorum.” diyebilirsin… 

Çünkü hedef, varmak istediğin yeri gösterir; niyet ise oraya giderken nasıl biri olmak istediğini.

Filozof Seneca’nın çok bilinen bir sözü vardır: “Nereye gittiğini bilmeyen için hiçbir rüzgâr uygun değildir.” Belki de bugün kendimize sormamız gereken soru tam olarak budur: Rüzgârın yönünü değiştirmeye çalışmadan önce, kendi yönümüzü biliyor muyuz?

Bazen hayatımızdaki en büyük karmaşa, çok fazla seçeneğimiz olmasından değil; aslında ne istediğimizi bilmeden seçim yapmaya çalışmamızdan kaynaklanır. Her kapıyı açmaya çalışırken hangisinin bize ait olduğunu fark edemeyebiliriz. Her fırsatı değerlendirmeye çalışırken, bize gerçekten iyi geleni gözden kaçırabiliriz.

Oysa hayat, her yolu yürümek zorunda olduğumuz bir yolculuk değil. Bazı yolları seçmek, bazı yolları da geride bırakmaktır. Belki bugün kendine biraz zaman ayırıp şu soruları sorabilirsin: “Şu an hayatımda neyi gerçekten istiyorum? Peşinden gittiğim şey bana mı ait, yoksa benden beklenen bir şey mi? Bu yolda ilerlerken kendimi nasıl hissetmek istiyorum?”

Ve belki de en önemlisi: “Bugün attığım küçük adımlar beni olmak istediğim kişiye yaklaştırıyor mu?” Küçük bir pratik: Bir kâğıda hayatında önem verdiğin üç şeyi yaz. Örneğin huzur, özgürlük, sevgi, üretmek, öğrenmek, aile, sağlık, keşfetmek, paylaşmak… Sonra bugün yaptığın seçimlerden birkaçını düşün ve kendine sor: “Bu seçimler benim değerlerimle aynı yönde mi?”

Çünkü bazen yönümüzü değiştirmek için hayatımızı baştan sona değiştirmemiz gerekmez. Bir düşünceyi değiştirmek, bir alışkanlığı bırakmak, uzun zamandır ertelediğimiz bir adımı atmak ya da artık bize ait olmayan bir yoldan dönmek bile yeterli olabilir. Belki de hayatın senden şu anda büyük bir karar vermeni istemiyordur. Sadece biraz durmanı, başkalarının hızına bakmadan kendi yolunu fark etmeni ve “Ben nereye gidiyorum?” sorusunu gerçekten kendine sormanı istiyordur. Çünkü insanın hayatında bazı anlar vardır; yeni bir yola çıkmak için değil, hangi yolda olduğunu fark etmek için durduğu anlar…

Belki sen de bugün tam o noktadasın.

Ve belki de önemli olan, hayatın seni nereye götürdüğü değil; senin hayatına hangi yöne gitmek istediğini söyleyebilmen…

Çünkü yönünü bildiğinde küçük bir adım bile anlam kazanır. Yönünü bilmediğinde ise en büyük adımlar bile seni kendinden uzaklaştırabilir.O yüzden bugün kendine sadece şunu sor: “Nereye gittiğimi gerçekten biliyor muyum?” Cevabın hemen gelmek zorunda değil. Bazen doğru soruyu sormak bile yeni bir yolun başlangıcıdır. Ve belki de şimdi…

Kendi yönünü seçmenin tam zamanı.

Tan Zamanı

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss