bizim mekan kurumsal web
08 Eylül 2026 - Salı

KIŞ HAZIRLIKLARI

Yazın son günlerine yaklaşırken, mutfaklarda da bir telaş başlıyor. Yazın bereketi henüz bitmemişken, kış için hazırlıklara girişiyoruz. Mutfaklarda kavanozlar, tencereler, sebzeler birbirine karışıyor. Yazdan kalanlar, kış sofraları için hazırlanıyor.

Yazar - Tijen EVNER KADINCA
Okuma Süresi: 4 dk.
224 okunma
Tijen EVNER  KADINCA

Tijen EVNER KADINCA

tijenevner@gmail.com -
Takip EtGoogle News

KIŞ HAZIRLIKLARI

Yazın son günlerine yaklaşırken, mutfaklarda da bir telaş başlıyor. 

Yazın bereketi henüz bitmemişken, kış için hazırlıklara girişiyoruz. Mutfaklarda kavanozlar, tencereler, sebzeler birbirine karışıyor. Yazdan kalanlar, kış sofraları için hazırlanmaya başlıyor.

Pazar tezgâhları rengârenk, çeşit, çeşit…

Onu da alalım, bunu da alalım derken elimiz kolumuz doluyor. Eve taşımak ayrı, eve gelince onları hazırlamak apayrı bir iş oluyor.

Ben her sene kışlık hazırlıkları yaparken geçmişe giderim biraz. Bir yandan işlenirim, bir yandan da eski hatıraların içinde kaybolurum. Annemin mutfağı, o bitmek bilmeyen hazırlıklar, bir iş biterken diğerinin başlaması, evin içindeki telaş, curcuna…

Yazın son sıcaklarını, son bereketini değerlendirmek için yetiştirmeye çalışılan işler… Sanki kışın yiyecek hiçbir şey yokmuş gibi ne çok hazırlık yapılırdı.

Tarhana yapılır, kalburdan geçirilir, çarşafların üzerinde günlerce kurumaya bırakılırdı. Makarnalar kesilir, yine aynı şekilde günlerce kurutulurdu. Kuskus yapılır; domatesin salçası ayrı, rendesi ayrı yapılır, biber salçası yapılır,  çeşit çeşit reçeller kaynatılır, turşular kurulurdu. Sebzelerin bir kısmı ipe dizilip kurutulur, bir kısmı da konserve yapılırdı. Biri biter, biri başlar, günlerce sürerdi bu hazırlıklar. Yazın taze taze yediğimiz ne varsa, kışın da sofraya gelsin diye bir şekilde saklanırdı.

O zamanlar bütün bunlar hayatın normal akışıydı. Ne kadar emek istediği, ne kadar zaman aldığı hiç düşünülmezdi. Evde yapılması gereken işlerdi ve yapılırdı.

Şimdi dönüp baktığımda aslında o hazırlıklar sadece kışa hazırlık değil; aynı zamanda evin içinde ayrı bir hareket, ayrı bir bereket ve el birlik geçirilen zamanlarmış. Ve en önemlisi de bana kalan güzel hatıralarmış.  

Şimdi her şey çok daha kolay…

İstediğimiz çoğu şeyi her mevsim bulabiliyoruz. Hazır ürünler var, marketler dolu. Ama yine de yazın sonlarına doğru aynı hazırlıkların içinde buluyoruz kendimizi. Bazı alışkanlıklar var ki, zaman ve şartlar değişse de gördüğümüzden vazgeçemiyoruz.

Çocukken annemizi bunları yaparken gördük, onlara yardım ederek büyüdük. Şimdi de elimiz aynı şeylere gidiyor. Onların yaptığı kadar yapamasak da, kış için bir şeylerin kenara konması, sanki kış gelmeden evin bir eksiği tamamlanmış gibi hissettiriyor. Kendi ellerimizle, içimize sine sine…

Yazdan kalan son bolluğu değerlendirmek, hiçbir şeyi ziyan etmemek, kışın da sofraya koyabilmek… Bir yandan geçmişten gelen bir alışkanlığı sürdürüyoruz; gelenek gibi, annelerimizin, ananelerimizin manevi mirası gibi. Bir yandan da kışa hazırlıklı olmanın verdiği o rahatlığı, o hazzı yaşıyoruz.

Bunların hepsi aslında sadece kış yiyeceği değil. Çokça emek, çokça bereket ve yıllardır evlerimizde devam eden alışkanlıklar. Kendi yaptığımızın tadı başka, israf etmemek başka değer. Kış geldiğinde raftan kendi yaptığımız bir kavanozu indirmek bile bütün bu telaşa değiyor.  

Eskiden annemin yaptığı hazırlıkları, sadece yapılması gereken işler olarak görürdüm. Şimdi ise o günlerin içindeki emeği, sabrı ve düzeni daha iyi anlıyorum. Belki de yıllar geçtikçe bazı şeylerin değerini, ancak kendimiz yapmaya başlayınca fark ediyoruz.

Sözün özü; bütün bu hazırlıkların içinde alışkanlık var, bereket var, bir de eski günlerin tadı var.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss