KENDİNE VERDİĞİN SÖZLERİ TUTUYOR MUSUN?
Başkalarına verdiğimiz sözleri tutmak için çoğu zaman elimizden geleni yaparız. Bir randevuya yetişir, bir işi zamanında tamamlar, verdiğimiz sözü unutmamak için notlar alırız. Peki ya kendimize verdiklerimiz?

Şenay Gültan Seyrekoğlu
senaygultan@gmail.com -TAN ZAMANI
Şenay Gültan Seyrekoğlu Wellness Coach (Sosyolog/ Yaşam Koçu)
KENDİNE VERDİĞİN SÖZLERİ TUTUYOR MUSUN?
Başkalarına verdiğimiz sözleri tutmak için çoğu zaman elimizden geleni yaparız. Bir randevuya yetişir, bir işi zamanında tamamlar, verdiğimiz sözü unutmamak için notlar alırız. Peki ya kendimize verdiklerimiz? Kaç kez “Yarın kendime daha fazla zaman ayıracağım”, “Artık sağlığımı ihmal etmeyeceğim”, “Bu kez kendim için de bir şey yapacağım” dedik? Sonra günlük hayatın telaşına karışıp yine kendimizi erteledik. Peki, farkında mıyız; başkalarına verdiğimiz sözleri tutarken kendimize verdiklerimizi ne kadar kolay unutuyoruz?
Kendine verdiğin sözler bazen çok küçük görünür. Sabah biraz erken kalkmak, yarım saat kitap okumak, uzun zamandır aramadığın bir dostunu aramak, kendine ayıracağın bir zamanı korumak… Bunlar büyük kararlar değildir. Ama her gerçekleştiğinde kendine verdiğin bir mesaj vardır: “Benim isteklerim de önemli. Kendime verdiğim değer, yalnızca söylediklerimde değil, yaptıklarımda da var.”
Özsaygı çoğu zaman kendimizi sevmek, beğenmek ya da başarılı bulmakla ilişkilendirilir. Oysa özsaygı, kendimize nasıl davrandığımızla da yakından ilgilidir. İhtiyaçlarımızı ne kadar dikkate aldığımız, sınırlarımıza ne kadar sahip çıktığımız ve kendimize verdiğimiz sözleri ne ölçüde ciddiye aldığımız bu ilişkinin önemli parçalarıdır. Çünkü insan, yalnızca başkalarının ona nasıl davrandığıyla değil, kendisine nasıl davrandığıyla da kendi değerini hisseder. Bir düşün: Sürekli bir arkadaşına söz verip yerine getirmediğinde, zamanla o kişinin sana güveni azalır. Kendimizle ilişkimizde de benzer bir durum yaşanabilir. Her defasında bir karar alıp uygulamadığımızda, bir süre sonra kendi sözlerimize bile inanmakta zorlanabiliriz. “Nasıl olsa yine yapmayacağım” düşüncesi, kendimize duyduğumuz güveni sessizce zedeler. Böylece mesele yalnızca ertelenen bir kitap, başlanmayan bir spor ya da tamamlanmayan bir iş olmaktan çıkar; kendi kararlarımızın arkasında durabilme duygusuyla ilgili hâle gelir.
Belki de burada kendimize hatırlatmamız gereken çok önemli bir düşünce var: “Kendi hayatından ve mutluluğundan daha büyük bir sorumluluk yoktur.” Çünkü çoğu zaman başkalarının ihtiyaçlarına, beklentilerine ve mutluluğuna yetişmeye çalışırken kendi hayatımızı ihmal edebiliyoruz. Oysa kendi mutluluğumuzu önemsemek bencillik değil; hayatımıza ve kendimize karşı sorumluluğumuzun bir parçasıdır. Kendimize ayırdığımız zaman, gerçekleştirdiğimiz istekler ve koruduğumuz sınırlar da bu sorumluluğun içindedir. Psikolog Nathaniel Branden, özsaygı üzerine çalışmalarında kişinin kendi yaşamında etkin olmasının ve kendi sorumluluğunu üstlenmesinin önemini vurgular. Gerçekten de kendine güven, yalnızca “Yapabilirim” demekle oluşmaz. Kendimiz için aldığımız küçük kararların arkasında durdukça, zaman içinde güçlenen bir deneyime dönüşür. Bir işi başardığımızda kendimize güvenimiz artar; verdiğimiz sözü tuttuğumuzda ise kendimize olan inancımızı besleriz.
Elbette her verdiğimiz sözü her koşulda yerine getirmek mümkün değildir. Hayat değişir, önceliklerimiz farklılaşır, bazen gücümüz ya da imkânlarımız yetmez. Kendine saygı duymak, kendine karşı acımasız olmak veya her şeyi kusursuz yapmak demek değildir. Önemli olan, tutamadığımız bir sözün ardından kendimizi suçlamak yerine nedenini anlamak ve gerektiğinde yeniden, daha gerçekçi bir karar alabilmektir. Belki de kendimize çok büyük sözler vererek başlıyoruz. Bir anda her şeyi değiştirmek, bütün alışkanlıklarımızı düzene sokmak, hiç aksatmamak istiyoruz. Oysa kendimize duyduğumuz güven, çoğu zaman küçük ama sürdürülebilir davranışlarla gelişir. Her gün kendin için ayırdığın on dakika, tamamladığın küçük bir iş ya da uzun zamandır ihmal ettiğin bir ihtiyacına gösterdiğin özen… Bunların her biri kendinle arandaki güveni yeniden kurmanın bir parçasıdır. Bu hafta kendine bir söz ver. Ama bu kez büyük ve zorlayıcı bir hedef seçme. Gerçekten yapmak istediğin, hayatının içinde yer açabileceğin küçük bir şey olsun. Sonra o sözü tut. Kimse görmese, kimse bilmese bile… Çünkü bazen en değerli başarılarımız, alkışlanmadığımız ama kendimize verdiğimiz sözü yerine getirdiğimiz anlardır.
Unutma, kendine güvenmek yalnızca gelecekte neler yapabileceğine inanmak değildir; bugüne kadar kendin için neler yaptığını da görebilmektir. Kendine verdiğin sözleri önemsedikçe, kendi gözündeki yerin de değişir. Peki, bugün kendine verdiğin hangi sözü tutacaksın?
Ve belki de şimdi… Kendine verdiğin değeri, kendine verdiğin sözleri tutarak göstermenin tam zamanı…
Tan Zamanı

